Ana Sayfa İnsan 14 Nisan 2018 1 Görüntüleme

Anne Zeycan Yedigöl sayıklıyor: Nurettin gelmeden ölmek istemiyorum-VİDEO

Cumartesi Anneleri, 681. haftada 37 yıldır akıbeti karanlıkta bırakılan Nurettin Yedigöl için bir araya geldi. Nurettin Yedilgöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, “Nurettin ağabeyimi tanımanızı isterdim. Ağabeyim yardımlaşmaya, eğitime çok önem verirdi. Biz kolektif yaşamayı ve yardımlaşmayı onun sayesinde öğrendik” dedi. 

Cumartesi Anneleri/insanları 681. kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Eylemde, “Failler belli kayıplar nerede?” yazılı pankartın üstüne Nurettin Yedigöl’ün fotoğrafı, kırmızı karanfiller, simit ve çay konuldu.

“TOPRAKLARDA İŞLEDİĞİNİZ SUÇLAR DA CEZASIZ KALMAYACAK”

681. haftada ilk konuşmayı Sezgin Tanrıkulu yaptı. Nurettin Yedigöl’ün 37 yıl önce gözaltına kaybedildiğini söyleyen Tanrıkulu, Annesi Zeycan ve bu meydanın onu unutmadığını belirterek, “Bizim hafızamızda ve vicdanımızda yer edecek” dedi.

Yedi yıldır kanlı bir savaşın devam ettiğini söyleyen Tanrıkulu, hükümetin bugün yaptığı açıklamada, ‘İnsanlığa karşı suçlar asla cezasız kalmayacak, kalmamalı’ dediğini  belirterek, “Evet insanlığa karşı işlenmiş hiçbir suç cezasız kalmamalı. Ama bu topraklarda sizin işlediğiniz suçlar da cezasız kalmalı. Bizim hafızamızda ve bu milletin vicdanında sizin bu meydanda kaybedilenlere karşı işlediğiniz suçlar da cezasız kalmayacak ve zaman aşımına uğramayacak” dedi.

Nurettin Yedilgöl’ün kardeşi Muzaffer Yedigöl, 681 haftadır kayıplarını bu meydanda haykırdığını söyledi. Yedigöl, “Nurettin ağabeyimi tanımanızı isterdim. Ağabeyim yardımlaşmaya, eğitime çok önem verirdi. Biz kolektif yaşamayı ve yardımlaşmayı onun sayesinde öğrendik. O kendi gibi düşünen düşünmeyen herkese yardıma koşan insanlar için kendisini hizmete adamış bir insandı. Ağabeyimi kelimelerle anlatmak çok zor. Biz anlata anlata yorulduk. Artık sesimiz titriyor” dedi.

“37 YILDIR BİR MEZAR TAŞI İSTİYORUZ”

37 yıldır  kemiklerini aradığını söyleyen Yedigöl, “37 yıldır bir mezar taşı arıyoruz, kemiklerini koyabileceğimiz. 37 yıldır bu ölüme sebep olan insanlar yargılansın diyoruz. Bunca yıldır ne bayramımız, ne de güzel günümüz oldu.

Biz çok şey mi istiyoruz. İnsanların artık ölmediği, savaşların olmadığı, herkesin fikirlerini özgürce söylediği bir ülke istiyoruz. Abimin kemiklerini istiyoruz, bu kadar zor değil. Annem 96 yaşında belki rahat son nefesini versin. Biz ülkeden alacağımız olan abimi istiyoruz” dedi.

“ANNEM O ACI İLE ONU SAYIKLIYOR”

Daha sonra annesi Zeycan Yedigöl adına konuşan Sevim Yedigöl, “Ben annem adına konuşuyorum. Annem halen o acı ile O’nu sayıklıyor. ‘Nurettin gelmeden ben ölmek istemiyorum. Ben o gelmeden ölmek istemiyorum’ diyor. ‘Benim oğlumun ne suçu vardı? Hırsızlık mı yaptı. Benimki ne yaptı? Suçu ne? Benim oğlumun suçu varsa, hapse koysalardı. Ben bunlara hakkımı helal etmiyorum’ diyor. Şimdi kötülerin dünyası olmuş. Adalet hukuk istiyoruz. Bizim çektiğimiz acının bin katını çeksin, daha bir şey demiyorum” dedi.

“DAVA AHİM’E TAŞINDI”

Haftanın açıklamasını ise Cumartesi Anneleri’nden Gönül Sonbahar okudu. Gönül, Nurettin’in en ağır işkencelere maruz kaldığını dile getirerek, şunları söyledi:

“En son koğuş arkadaşları tarafından görüldüğünde kanlar içindeydi bilinci yerinde değildi. O günden sonra kendisini gören olmadı. Babası mücadele etti, Kenan Evren’e kadar gitti ancak gözaltında olduğu kabul edilmedi. ‘Devlet öyle bir şey yapmaz’ dendi. Gözaltına alınanlar o dönemde kendilerini duvara vurdu böyle yaptı diye söylediler. Oysa durum öyle değildi” dedi.

İHD avukatlarının tüm başvurularının cevapsız kaldığını belirten Gönül, “Son olarak AİHM’e yapılan başvuru ile Nurettin’e dair yeterli derecede soruşturma yapılmadığı belirtildi. Türkiye’de hukuk yok diye yılgınlığa alışmayacağız. Nurettin’i kaybedenlerin gizli bir affa tabi tutulduğunu unutmayacağız. O’nun faillerinin cezalandırılması için ısrar edeceğiz” diye ekledi.

Açıklamanın ardından kitle alandan ayrıldı. (HABER MERKEZİ)

Bu hafta “12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilen, 37 yıldır akıbeti karanlıkta bırakılan Nurettin Yedigöl’ü unutmadık!” diyerek buluştuk. 681. haftamızda “Bu devletin adaleti beni oğlumu unutmaya mahkum etti. Unutmayacağım!” diyen 96 yaşındaki Zeycan Yedigöl’ün Galatasaray’daki sesiyiz.

Erzincanlı olan Nurettin Yedigöl, 70’li yıllarda üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Öğrenciliği dönemi ve sonrasında sosyalist gençlik hareketinin içinde yer aldı. 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

10 Nisan 1981 tarihinde İstanbul/İdealtepe’deki evine yapılan baskında gözaltına alındı. Ünlü işkence merkezi Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Orada Honduras’ta işkence eğitimi alan K Gurubu tarafından sorgulandı. İfade vermeyi reddettiği için Mete Altan’ın başında bulunduğu işkence timinin en ağır işkencelerine maruz kaldı. En son şubede sorgulanan diğer arkadaşları tarafından görüldüğünde; kanlar içindeydi, konuşamıyordu, bilinci yerinde değildi. O günden sonra da 26 yaşındaki Nurettin’i gören olmadı.

Baba İsmail Yedigöl tüm mercilere başvurdu, Kenan Evren’e kadar ulaştı. Ama bu başvurulara Nurettin’in hiç gözaltına alınmadığı cevabı geldi. 10 kişi Nurettin’i siyasi şubede gördüklerine dair tanıklık etti. “Şahidiz, işkencede öldürüldü” diye ifade verdiler ama savcılık “böyle şey olmaz, devlete iftira atmayın” dedi. Kendileri de Ağır işkence gören bu tanıklar, polisi zor durumda bırakmak için bedenlerini duvara vurmak suretiyle yaraladıkları iddiasıyla suçlandı.

Nurettin Yedigöl’ün gözaltında kaybedilmesi ve faillerin yargılanması ile ilgili ailenin ve İHD avukatlarının yaptığı suç duyuruları sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından üç ayrı soruşturma yürütülmüş olsa da, soruşturmalarda zaman aşımı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi.


●Haber kaynağı için tıklayınız…Pirha.net


●Gazete Peyik haber sayfaları  için tıklayınız…


Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

GAZETE PEYİK
Tema Tasarım | Osgaka.com