Ana Sayfa Peyik Yazarlar, YAZARLAR 23.03.2018 84 Görüntüleme

Alevilerin En Eski Bayramı: Newroz

Yaşadığımız demi devranda, nahak anlayışların yılanları beynimizi yemeğe çalışmaktadır. An yok ki, kutsal mekanlarımız yağmalanmasın, yok edilmesin, hakkın Cemali olan kutsal topraklarımıza kan dökülmesin, Hakkın emri rızası ezilmesin, yaşam hakkımız elimizden alınmasın.Demirci Kawa’nın Har’ı, nur’u, Kemaleti, direnci, ziyaretlerin zirvesinde çerağ uyandırması, Xızır gayreti, çark ı pervazı bize bir yol açacaktır. Yakılan bu çerağlar Dar’ da olanların Xızır’ı olacaktır.
Her gün zulmat deryasının bir zulmü ile uyanıyoruz. Yol ulularımız, pirlerimiz derdest ediliyor. Rızkını alın teri ile kazanıp, hakça paylaşmaya çalışan, Rıza ekonomisini oluşturan canlarımızın rızkına göz dikiliyor. Bu manada farklılıkları tehlike olarak gören, halkın iradesine rıza göstermeyen, siyasi hesaplaşmayı toplumsal soykırıma dönüştüren anlayışla karşı karşıyayız.
Bireye, topluma, doğaya hükümran olmak isteyenlere; farklı halklara, itikatlara, komlara, aşirlere, inançlara, Hakikat ve özgürlük aşkıyla çark ı pervaza girenlere; emek, barış, demokrasi, insan hakları mücadelesi verenlere, hakkın emri rızasını haykıranlara yönelik her türlü eza reva görülmektedir.

Alevî Halklar Tarihinde her kutsalın bir anlamı vardır. İnancımızda kutsal olan toplumsaldır. Kutsal günlerimiz geldiğinde bütün canlar kom olarak, niyazlarla, Gülbanklarla dara durur. Cem u cıvat bağlanır. Newroz da bu kutsal günlerimizden birisidir.
Yeni başlangıçların yeni doğuşların adıdır Newroz. Bütün kainatın kendisini yenilemesidir. Xızır aşkı ile bir devriye halidir. Bu yönüyle Newroz kainatın Xızır donunda görülmesidir. Xızır aklının hava, su, toprak ve ateşteki karşılığıdır. Bütün Evren Cem olarak ikrarlaşır. Newroz’da “Ter u Tur, Dar u Ber, Herd u Azman “(hayvanlar, bitkiler, yer ve gök) birbirlerine niyaz olurlar. Birbirlerinin darına dururlar. Yer ile gök birbirine ikrarlaşır, niyaz olurlar.
Newroz eşitliğin, özgürlüğün, kardeşliğin bayramıdır. Bir eşikten başka bir eşiğe geçişin günüdür. Toprak ananın yeniden girildiği bolluk ve bereketin, geleceğin müjdelendiği gündür. Toprak ananın kendini doğurması, varlığının devamını sürdürmesi, kadının yeniden dirilişi anlamına gelir.
Newroz bir sürecin, bir devriyenin sonucudur. Aleviler Newroz’u Xızır ile karşılarlar. Bu karşılama çarkı önce Hazan ile başlar, Zemheri ile devam eder. Zemheri’den sonra Cemreler düşer. Çar anasır birbirine ikrar verir. Aslında Newroz Xızır kültürü ile beslenir. Xızır kültürünün beslendiği ana damarlar (Hava,şu ateş ve toprak) Newroz’da ikrarlaşır. Batını manada söylersek “Anasırda bir libasa bürünen, Nar – ü, bad -ü, ab – ü Hak ‘dan görünen) ilk odur. Xızır olmadan Newroz olmaz. Newroz’da bütün evren dar, devriye, devran ve dem halindedir;
Newroz Reya Heq/ Hak yol Alevi inancında en kadim bir inançtır. Alevilerin en eski bayramıdır. Derya toplumunun devletle tanışmadığí dönemlerin bayramıdır. Diyebiliriz ki Xızır’dan sonraki ilk bayramdır.
Birçok coğrafyada, inançta halklar bu bayramı kutlamaktadır. Yahudi, Hristiyan, Müslüman, Yezidi, Alevi, Zerdüşt, Sabi farklı inançtaki bütün Kürt komlarında, Türklerde, Farslarda bu bayram benzeri ritüellerle kutlanmaktadır. Birçok coğrafyada farklı halklar ve inançlar bu bayramı kutlasalar da; Newroz’un mana derinliğine, kültürel özelliklerine, Newroz’a konu olmuş efsanelere, mitolojilere, kahramanlarına, diline, bakıldığında adeta Ortadoğu ile özdeşleşmiştir. Daha çok yukarı Mezopotamya kökenlidir.
Reya Heq/ Raa Hegi/ Hakyol Aleviler Khal Gağan ile başlayan ibadet ve bayram günleri vardır. İnancımız da toplumsal yaşam belirli günlerimiz doğanın hareketliliğinden bağımsız değildir. Reya Heq/ Hak yol Alevi inancında zerreden arşa, aşktan nura, her şeyin tanıklığı esastır. Doğa en büyük mürşittir. Büyük Anayı temsil eder, bundan dolayı Mürşidi Kamilullahtır. Gağand orucundan Newroz’a kadar kış günlerinin çoğunda oruç vardır. Hak yol Alevi inancı sadece doğanın tanıklığı değil, doğanın düşüncesiyle yek olur, ikrar bend olur. Kış mevsiminde çekilen darlık sadece insanlar için değil bütün canlılar için de bir sorundur.
Alevi inancında insan ile doğa arasında bir rekabetten çok, uyum, ahenk, rızalık vardır. Birey, toplum, doğa ikrarlığı belirleyicidir. Alevi inancında ibadetlerin çoğu kış mevsimlerinde olur. Özellikle Ocak, Şubat, Mart ayları Alevilerin önemli kutsal zamanlarını içinde barındırır. Gağand, peşinde Heftmal oruçları peş peşe gelir. “Yassı Muharrem” orucunun da Heftmal içerisinde olduğu, daha sonraları Ramazan’ın dolaşımına girdiği söylenir. ” Yassı Muharrem” orucunu Heftmal içerisinde tutan gelenek yakın zamana kadar devam etmiştir.
Heftmal, kara Çarşamba olarak da söylenir. Şubat’ın 13’ün den sonra yeni yıla girilir. Şubat’ın 14’ü 1 olarak kabul edilir. 3. hafta 21 Mart’a, Newroz’a denk gelir. Buna Heftmal denir.
Bayram sabahı bütün haneler temizlenir. Hane Xızır’ı mihman ettikleri mekandır, kutsaldır. Canlar bir akarsu başına giderek suya girer, yıkanırlar. Bütün küskünler barışır, negatiflikten kurtulurlar. Şilan ve gül ağacından bir dal (mol:taze dal, yeni çıkmış filiz) keserek halka yapılır. Bütün hane halkı bu halkadan geçer. Bu Şilan veya gül dalı halkası diğer yılın Newroz’una kadar saklanır. Newroz gününde yıkanılan su kutsaldır, “Tebarek/ Teberık” olarak kabul edilir. Alınan sudan bir miktar hayvanların içme suyuna katılır. Bir miktar “killi “toprak ya da” ziyaret” toprağına karıştırılarak “Avsun” edilir.Evin etrafı, hayvan barınaklarının etrafı bu Avsun’lu su ile çevrilir. Böylelikle hanenin akrep, yılan, çiyan gibi zehirli hayvanlara karşı korunacağına inanılır. Haneye bereket sağlık mutluluk getireceğine inanılır. Kömbeler pişirilir ,niyazlar dağıtılır, yemekler yenilir. Newroz cemi bağlanır. Her can yeniden doğuşunu yaşar. Tıpkı evren gibi kendini yeniler.
Zulmat deryasının devranı sürerken, hakikat ve özgürlük arayışında bulunan halkların ve inançların bayramı olan Newroz’a niyaz oluyoruz. Niyazımız odur ki, “Kom Bin, Can Bin, Cat kin, bir olmak, iri olmak, diri olmak” düsturu ile Xızır aşkı ile gayretimizi şahlandıralım. Bizler biliyoruz ki bu günlerde geçecek. Kurtuluşun, yeniden doğuşun, canlılığın, enerjinin, dinamizmin sembolü olan Newroz ayındayız.
Newroz pîroz bè,
Cümle canın Newroz’u kutlu olsun.


ZEYNEL KETE – Yazarın diğer yazıları için tıklayınız


 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

GAZETE PEYİK
Tema Tasarım | Osgaka.com